
Dönüşte karşımda yaşı 60 civarında gösteren
bir bey oturuyordu. Arkadaşın iki yaşlarında oğlu da vardı yanımızda.
O bey, bana sordu:
-Bu çocuk
senin mi?
"Hayır,
arkadaşın." dedim
"Bu
yaşta bunlar çok tatlı oluyorlar. Lakin..." dedi ve durakladı, yutkundu.
Sonra
derinden bir iç çekti. Yüzünü çevirdi, dışarı bakar gibi yaptı. Muhtemelen
gözlerindeki yaşarmayı gizliyordu.
Kendine
biraz geldikten sonra anlatmaya başladı.
"Benim
de iki tane oğlum var. Onlar küçükken omuzlarımdan inmezlerdi. Tarlalarda
çalışırken bile omuzlarımda taşırdım. Sevgimden ve merhametimden dolayı
indiremezdim.
Anneleri
Mersin'de on beş gün önce ameliyat oldu. Hala da hastanede, bizimkiler ziyaretine bile gelmediler.
Ve adam
sustu... dışarı bakmaya devam etti.
Ne
diyeceğimizi şaşırdık. Konuşsak ne diyebilirdik ki?
Çocuklarını dinlesek belki onların da kendilerine
göre anlatacakları vardır. Belki de ana-babalarından hiç beklemedikleri şeyler
görmüşlerdir.
Fakat hiç bir mazeret ameliyat olan annesini
arayıp sormaya engel olmamalıydı.
Anne-babaya iyi davranmak Rabbimizin kesin
emridir. İsra suresinde buyuruyor ki:
"Rabbin,
sadece kendisine kulluk etmenizi, ana-babanıza da iyi davranmanızı kesin bir
şekilde emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa,
kendilerine «of!» bile deme; onları azarlama; ikisine de güzel söz
söyle."(İsrâ : 23)
Sevgili
Peygamberimiz de bizleri uyarmış ve buyurmuşlar ki:
Annenize babanıza gücenseniz bile onları
gücendirmeyin. Bu hem Dünyada hem
Ahirette size iyilik olarak dönecektir.
ANA-BABAYA İYİ DAVRANMAK la ilgili yazımız için tıklayabilirsiniz:
http://www.aliuslu.net/2018/02/ana-babaya-iyi-davranmak.html
ANA-BABAYA İYİ DAVRANMAK la ilgili yazımız için tıklayabilirsiniz:
http://www.aliuslu.net/2018/02/ana-babaya-iyi-davranmak.html
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder