Bir kaç gün önce 45 yaşlarında bir kardeşimizle konuşurken konu geldi
çocukluğunda babasından yediği dayaklara...
"Acaip döverdi beni babam. Çok basit şeylerin bile cezası dayaktı. Ama
ne dayak... Bir keresinde döverken tavanın sapı kırıldı. Başka bir gün babam
döverken bir yolunu bulup tuvalete kaçtım oraya gelip orada da dövdü."
diye anlattı. ve ilave etti "Arkasından bir fatiha bile okumuyorum."
Sordum:
"Acaba babanızın psikolojisi bozuk muydu? mesela kardeşini de döver
miydi?"
"Kardeşim babamın prensesiydi. onu hep el üstünde tutardı." diye
cevapladı.
Fazla zamanım yoktu. "Nasip olursa müsait bir zamanda geleyim de bu
mevzuyu uzun uzun konuşalım" dedim ayrıldım.
Düşündüm de, babanın yaptıkları çocukta travma oluşturmuş. Öyle bir travma
ki 45 yaşlarında hala etkisi devam ediyor.
Babası, belki de iyi niyetle, çocuğunu terbiye etmek maksadıyla yapmıştır.
Böyleyse yapılan çok yanlış bir eğitim metodu. Değilse zaten söylenecek bir şey
yok...
Netice, babası, çocuğunun zihnine nefret tohumları ekmiş. Onlar da zamanla
ağaç olmuş ve çok kötü meyve vermişler.
Ne diyelim, inşaallah yapacağımız görüşmeler, kardeşimizin kalbini yıllar
önce vefat etmiş babasına karşı yumuşatır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder