Sabah lavaboda abdest
alırken aklıma geldi...
Her gün defalarca
kullandığımız, içtiğimiz, yemek yaptığımız, çamaşırlarımızı,
bulaşıklarımızı yıkadığımız , kişisel temizliğimizi yaptığımız ve bizim
için hayati öneme sahip olan su nimeti, ne kadar da sıradan hale gelmişti bizim
için.
O musluklarımızdan akan suların
hikayesini düşündüm. Denizlerden, okyanuslardan buharlaşması, yağmur bulutu
oluşu, rüzgarın sürüklemesiyle memleketimize gelişi, bulutun yoğunlaşıp yağmur
olarak tane tane yağması, suların bir kısmının yeraltı depolarında birikmesi,
yer altı depolarının birbirlerine bağlantılı kanallarının olması ve bir
birlerini beslemeleri, kaynağımıza gelişi ve oradan çıkışı. (ki aylarca buralara önemli bir yağmur yağmadığı halde su akmaya devam
ediyor) Suyun borularla ilçeye oradan da evlerimize kadar gelişi.
Ve her gün defalarca
kullandığımız halde çoğu kez Onu yaratan ve bizim hizmetimize sunan Rabbimize
teşekkürü unutmamız.
Vakıa suresinde Rabbimiz
düşünmeye davet ediyor.
"İçtiğiniz suyu düşündünüz
mü? Onu buluttan siz mi indirdiniz yoksa biz miyiz indiren? Dileseydik onu
tuzlu yapardık. O halde şükretmeli değil misiniz?" (Vâkıa :68, 69, 70)
Mülk suresi son ayetinde ise
yine düşünmeye ve şükre davet ediyor: "De ki: Suyunuz çekiliverse,
söyleyin bakalım, size kim bir akar su getirebilir?" (Mülk : 30)
Zümer suresinde, bu konudaki
başka bir nimetini hatırlatıyor: "Görmedin mi? Allah gökten bir su
indirdi, onu yerdeki kaynaklara yerleştirdi..." (Zümer : 21)
Ey bizleri yaratan ve yaşatan
Rabbimiz
İçtiğim ve kullandığım su
damlaları, su molekülleri adedince sana hamd olsun.
Suların oluşma aşamasından evimize gelene kadarki her safhasıdaki her
nimetin için ayrı ayrı hamd olsun. Şükürler olsun.
Yağan yağmur taneleri adedince,
göğe yükselen su zerreleri adedince sana hamdolsun şükürler olsun. Bizleri
nimetlerin farkına varıp şükredenlerden eyle; nankörlerden eyleme. Yaptığımız
hatalar yüzünden veya başka sebeplerle verdiğin nimetlerini geri alma.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder