Tanınmış iş adamının cenazesi dolayısıyla cami avlusu gelenleri almamış
dışarıya taşmıştı. Cenazede kimler yoktu ki; İş adamının akrabaları,
arkadaşları, rakipleri, siyasetçiler, devlet adamları, bürokratlar, sanatçılar,
medya mensupları, büyük bir koruma ordusu, vs.
Duvarların önlerini gösterişli çelenkler doldurmuştu. Duvarların üzerinde
ise ellerinde kameralarla haber ajanslarının ve ulusal TV.lerin kameramanları
dikkat çekiyordu.
Kısa bir konuşmanın ardından cenaze namazına geçildi. İmam henüz soluna
selam vermişti ki o sessizlik anında orta taraflardan bir ses yükseldi. Herkes
sesin geldiği tarafa bakıp sese kulak kesildiler.
Uzun boylu bir meczup sağ elini havaya kaldırmış: "İnsan aldandııı.
Aldatan aldandııı. Gafiller aldandııı." diye bağırıyordu.
İlk şok atladıktan sonra yakınında bulunan görevliler önce ağzını
kapattılar meczubun, sonra da geriye doğru götürdüler.
Tanıyanların söylediğine göre uzun zamandan beri gündüzleri cami civarında
yaşıyormuş bu meczup. Kim olduğunu, nereli olduğunu ise bilen yoktu.
Cenaze, mezarlığa gitmek üzere arabaya yüklendiğinde pek çok kişi meczubu
ve söylediklerini konuşuyorlardı.
Kimisi, "deli kardeşim ne dediğini bilir mi aklına geleni söyler"
diyordu.
Kimisi, iş adamının rakiplerinden birisinin provakasyon amaçlı meczubu
kullandığını söylüyordu.
Kimisi, söylenende bir hikmet arıyor "söyleyene değil söyletene bak
kardeşim. Allah Teala bu meczubun diliyle insanlara mesaj mı vermek istedi
acaba?" diyordu.
Kimisi, "bu şahsın büyük bir veli olduğunu, kalp gözü açık olan
böylelerinin sözlerinin boş olmayacağını, muhtemelen cenazede bir şeyler
gördüğü için böyle bağırdığını" söylüyorlardı.
Kimileri de, hiç konuşmuyorlardı. Fakat zihinleri meczubun söylediği sözler
üzerine yoğunlaşmış vaziyette hayatlarını /yaptıklarını gözden geçirip kendileriyle
hesaplaşıyorlardı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder