KISKANÇLIK (HASET) ÜZERİNE BİR HİKAYE

KISKANÇLIK (HASET) ÜZERİNE BİR HİKAYE 

Kıskanç kişilerin psikolojisini  anlatan bir hikaye dinlemiştim. O hikayeyi size aktarayım:

Anlatıldığına göre, bir memleketin padişahı, kıskanç kişilerin psikolojisini merak etmiş. İdarecilerine haberler gönderip birbirini en çok kıskanan iki kişiyi bulup huzura getirmelerini emretmiş. Araştırmalardan sonra birbirlerine akraba olan ve birbirlerini çok kıskanan (haset eden) iki kişiyi huzura getirmişler. Zaten kıskançlık birbirini tanıyanların arasında olurmuş.
Padişah, bu kişilere izzet ikramlarda bulunmuş. Sonra bir tanesini huzura davet etmiş. Ona demiş ki: "Senin için güzel düşüncelerim var. Kabul edersen sana bazı ikramlarda bulunmak istiyorum. İkram için düşündüğüm üç şey sana gösterilecek, bunlardan birini kabul edebilirsin."
Bir görevli gelip adamı götürmüş. Birlikte atlara binip yola koyulmuşlar.
Önce bir bahçeye uğramışlar. Kenarından ırmak akan bahçenin içerisinde her türlü meyve ağacı varmış. Bahçeyi gezmişler. Görevli demiş ki:
" Burası yaklaşık 10 dönüm. Padişahımızın ikram edeceği şeylerden birisi bu. Irmağın karşısında yaklaşık yirmi dönüm daha var orası da padişahımızın. Oraya da bir bak istersen." Kıskanç kişi oraya da bakmış gerçekten de çok güzelmiş. Eh demiş "belki Padişahımızla komşu oluruz."
Sonra devam etmişler ve bir şehre girmişler. Şehrin en işlek caddesine gelip bir iş yerinin önünde durmuşlar. Görevli demiş ki:
Padişahımızın ikram olarak söylediği ikinci yer burası. Altı büyük bir iş yeri ve üstü büyük bir ev. Arkasında da küçük bir bahçesi var. Yan taraftaki bina buranın iki misli büyüklükte ve orası da padişahımızın.
Ve devam etmişler... İçerisinde çeşitli hayvanların ve bakıcılarının olduğu bir çiftliğe gelmişler. Padişahın görevli adamını gören hizmetçiler, gelenlere saygı gösterip ikramlarda bulunmuşlar. Görevli demiş ki:
"Padişahımızın vadettiği yerlerden birisi de bu çiftlik. Kabul edersen, içerisindeki her şeyle birlikte çiftlik senin olacak." Çıkışta bir çiftlik daha gösterip demiş ki: "Burası da padişahımızın, hemen hemen buranın iki misli büyüklüğünde."
Dönüş için yola koyulmuşlar. adam hangisini kabul edeceğine bir türlü karar verememiş. Hepsi de birbirinden değerli ve kıskanç kişinin hayalini kurduğu türden yerlermiş.
Padişahın huzuruna varmışlar. Padişah gösterilen yerleri beğenip beğenmediğini sormuş. Adamın gözleri parlamış "hepsi de birbirinden güzel" diye cevaplamış.
Padişah demiş ki: "Bunlardan istediğin bir tanesini sana karşılıksız olarak vermek istiyorum. Fakat iki şartım var. Birincisi, buraları sen sağ oldukça satmayacaksın ve vaktinin çoğunu oralarda geçireceksin. İkinci şartım ise: Hangisini kabul edersen bunların hemen yanında bulunan ve daha büyük olanını beraber geldiğiniz arkadaşına vereceğim."
"Sana akşama kadar düşünme zamanı... Kararını ver ve bana bildir..." demiş ve adamı düşünmesi için serbest bırakmış.
Adam önce bahçeyi düşünmüş. Kendisinin böyle bir bahçeye sahip olması onu çok mutlu ederken birden aklına karşısındaki daha büyük bahçenin akrabasında olması düşüncesi onu acaip huzursuz etmiş. Öyle ki nefesi daralmış, "buna asla tahammül edemem" demiş. ve oradan vaz geçmiş.
Şehrin en kıymetli yerindeki mülkü düşünmüş. İş yerini kiraya verip üstündeki evde hiç çalışmadan rahat bir biçimde ömrünü geçireceği fikri onu mutlu etmiş fakat, yan taraftaki daha büyük ev ve iş yerinin içerisinde kıskandığı kişiyi düşününce birden morali bozulmuş. Ondan da vazgeçmiş.
Nihayet çiftlikleri düşününce de aynı duyguları yaşamış. Akrabasının kendisinden daha fazla mülke sahip olup onu her gün görmenin düşüncesine bile dayanamamış.
Sonra birden gözleri parlamış ve doğru padişahın huzuruna çıkmış.
Padişaha demiş ki:
-Padişahım! Benim için ne takdir ederseniz beraber geldiğimiz akrabama iki mislini takdir edeceksiniz değil mi?
Padişah: "Evet " demiş.
Adam: "Padişahım! ben mal istemiyorum. Lütfen benim bir gözümü çıkarıp kör edebilir misiniz." demiş...
Felak suresini okuduğumuzda "Kıskandığı zaman kıskanan kimsenin şerrinden Sabahın Rabbine (Allah Teala'ya) sığınırım diye dua eder böylelerinden Allah Teala'ya sığınırız.
Peygamber efendimiz: "Ateşin odunu yakıp tükettiği gibi kıskançlık ta (haset) iyilikleri yer bitirir" buyurmuşlardır.
Rabbimiz bizleri, haset etmekten ve haset edilmekten (kıskanılmaktan) muhafaza eylesin.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

MANŞET!

RÖPORTAJ

 https://youtu.be/Wo_cX-JKGWU?si=O2IpQY7RbOpsRdhV