Diğer yazılarımız için: www.aliuslu.net
PEYGAMBER EFENDİMİZİ RÜYANIZDA GÖRSENİZ
Diğer yazılarımız için: www.aliuslu.net
RÜYA
Sabah olduğunda, çok önceleri sohbetlerine katıldığı, nasihatlerini dinlediği ve duasını aldığı zata gitmeye karar vermiş.
-Rüyamda
kendimi büyük bir arazide gördüm. Önümde değişik boyutlarda siyah ve gri renkte
taşlar vardı. Taşlar kirli ve pislik bulaşmış taşlardı. Tahminen üç kilogram
ağırlığında olan bir taşı tuttum ve kaldırdım. Kaldırdım ama ne kadar da ağır
öyle. Zorlanarak kaldırdım ve ancak birkaç adım taşıyabildim, hemen bıraktım.
Sonra, aynı büyüklükteki başka bir taşı aldım. Bu sefer biraz hafiflemiş
gibiydi ve beş-on adım taşıyabildim ve bıraktım. Aynı büyüklükteki taşları defalarca denedim. Her defasında daha
hafif geliyor ve taşıdığım mesafe uzuyordu. Çok rahat kaldırıp taşıyıncaya
kadar devam ettim.İşin daha vahim yönü ise, pişman olup vazgeçmek yerine aynı hatalara, günahlara ısrarla devam etmişsin. Artık önceleri zorlanarak utanarak yaptığın günahları daha kolay yapmaya başlamışsın. Sonra daha büyüklerini, daha büyüklerini… Derken o hale gelmişsin ki, İlk başladığın günahlara oranla çok büyüklerini, hiç için sızlamadan yapar hale gelmişsin.
Evladım! Şayet dediklerim sende varsa yol yakınken gel tövbe eyle… Sonra geç olabilir.
KADER
-Hocam Allah Teala, bizim Cennete mi Cehenneme mi gideceğimizi biliyor mu?-Elbette biliyor evladım.
-Madem bizim gideceğimiz yer belli biz niçin namaz kılıyoruz?
Kader mevzuunun insan aklını aşan tarafları da vardır. Mesele, bir yönüyle Allah Teala'nın ilminin sınırsız oluşuyla alakalıdır. Onların anlayacağı en kestirme cevabı nasıl verebilirim diye düşündüm.
-Kızım Allah Teala, senin hangi liseye sonra da hangi üniversiteye gideceğini veya gidemeyeceğini biliyor mu?
-Elbette biliyordur öğretmenim.
-O zaman ne diye çalışıyorsun? Okuldan çıkıyorsun dershaneye gidiyorsun. Boş zamanlarında bile seni test çözerken görüyorum.Çalışma öyleyse…
-Hocam iyi de, çok çalışmadığım hafta benim sınavlardaki netlerim düşüyor.
-Tamam o zaman, cevabını buldun. Rabbimiz, K. Kerim'de “İnsan için ancak çalışmasının karşılığı vardır.” (Necm/39) buyuruyor.
Başka bir ayette “Allah Teala hiçbir kuluna haksızlık yapmaz" (Al-i İmran 182) buyuruyor.
Başka bir ayette “Kim zerre kadar iyilik işlerse onu(ahirette) görür. Kim de zerre kadar kötülük işlerse onu (ahirette) görür" (Zilzal /7-8) buyuruyor.
Başka bir ayette de “Hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz”(Hacc/77) buyuruyor.
Başka bir ayette "Başınıza gelenler yaptıklarınız sebebiyledir."(Şura/30) buyruluyor.
Demek ki insanın yaptıklarıyla kaderi arasında çok yakın alaka var.
Allah Teala benim ne kazanacağımı biliyor deyip dükkanını açmayan veya yarım yamalak açan bir esnafın sonu ne olur?
Allah, benim kaza yapıp yapmayacağımı biliyor deyip kurallara uymadan giden bir sürücünün durumu ne olur?
Allah Teala benim hasta olup olmayacağımı biliyor deyip sağlık ve temizlik kurallarına uymayan, hastalandığında tedavi olmayan birisi ne hallere düşer?
Bu örnekleri çoğaltabiliriz...
En iyisi sizler Allah Teala'nın bilgisini O’na bırakın. Ve yapmanız gereken ne ise hem dünya için hem de ahiret için onu yapın.
Aslında günlük hayatımızla ilgili düşündüğümüzde de, bu kader inancının yanlış yorumlanmasından kurtulabiliriz.
Bir işçiye desek ki, Allah Teala senin bu ay ne kadar maaş alacağını biliyor mu?
-Evet
Öyleyse işe gitme…
Adam bize ne cevap verir. "İşe gitmezsem maaşımdan kesilir. Belli günden fazla gitmezsem işten atılırım.”
Bu ve buna benzer konuşmaları memurlarla yapın, esnafla yapın sonuç değişmeyecektir. Bizler Allah'ımızın bizim o ay ne kadar kazanacağımızı bildiğine iman ederiz ama çalışmayı elden bırakmayız.
Kur'an-ı Kerimde “Biz insana iki yol gösterdik. İsteyen şükreden kul olur; isteyen nankör olur." (İnsan/3) buyrularak irademizin ne kadar önemli olduğunu haber veriyor.
ZEHİRLİ OK
Âlim
demek bilgili insan demektir; fakat hata yapmayan günah işlemeyen kimse
değildirler. Zaman zaman hırslarına yenik düşen alimler de olmuştur. Hatta bazı
alimler bilgilerinden dolayı gurura kibre kapılmış, belki de bu konuda şeytanın
tuzağına düşmüşlerdir.ZEKİ BİR ÖĞRENCİMİN HEDER OLUŞU

Bu olay beni yıllar öncesine, az önce anlattığım olaya
götürdü. Tahminim doğru çıkmış Mustafa doktor olmuştu.“Hiç bir baba çocuğuna güzel ahlak ve terbiyeden daha iyi miras bırakmamıştır.” buyurarak, çocuğu güzel yetiştirmenin ona yapacağınız en iyi iyilik olduğunu vurgulamışlardır.
TEFEKKÜR HİKAYELERİ
DERVİŞ
(Tefekkür Yazıları)
KİM BU DERVİŞ?
Makam ve
mansıpta gözü olmayan.
Dünyayı çok
önemsediği halde dünyalığı pek önemsemeyen.
Mütevazi
olmayı seven.
Yük olmaktan
hoşlanmayan, yük alan.
İbadetlerine
dikkat etmeye çalışan.
Bir yandan
iç aleminde yolculuk yaparken diğer yandan çevresiyle ilgilenen.
Tefekkür
eden, çevresine ibret nazarıyla bakmaya çalışan.
İlme önem
veren, bunun yanında manevi eğitimi de önemseyen.
Gördüğü her
iyiliği takdir eden, yanlış kimden gelirse gelsin onaylamayan.
Orta yolu tercih eden, büyük iddialardan hoşlanmayan kimseler...
1-DERVİŞİN NAMAZDAKİ SELAMI
https://aliusluyazi.blogspot.com/2017/07/dervis-ve-selam.html
2-DERVİŞ VE SELAM 2
https://aliusluyazi.blogspot.com/2017/07/dervis-ve-tabiat.html
3-DERVİŞ VE BESMELE
https://aliusluyazi.blogspot.com/2017/10/dervis-ve-besmele-1-tefekkur-yazlar.html
4-DERVİŞ VE HOCASI (Derviş ve Besmele-2)
https://aliusluyazi.blogspot.com/2017/10/dervis-ve-hocasi-dervis-ve-besmele-2.html
5-DERVİŞ VE RÜZGAR
https://aliusluyazi.blogspot.com/2017/10/dervis-ve-ruzgar-tefekkur-yazlar.html
6-DERVİŞ VE
SU
https://aliusluyazi.blogspot.com/2017/07/dervis-ve-su-tefekkur-hikayeleri.html
7-DERVİŞ VE KOCASU
https://aliusluyazi.blogspot.com/2017/08/dervis-kocasuda-tefekkur-hikayeleri.html
8-DERVİŞ VE YAĞMUR TANESİ
https://aliusluyazi.blogspot.com/2017/08/dervis-ve-yagmur-tanesi.html
9-DERVİŞ VE TOPRAK
https://aliusluyazi.blogspot.com/2017/10/dervis-ve-toprak.html
10-DERVİŞ VE MANDALİNA
https://aliusluyazi.blogspot.com/2017/11/dervis-ve-mandalina.html
11-DERVİŞ VE GÖKYÜZÜ
https://aliusluyazi.blogspot.com/2017/11/dervis-ve-gokyuzu.html
12-DERVİŞ VE DENİZ
https://aliusluyazi.blogspot.com/2018/01/dervis-ve-deniz.html
13-DERVİŞ VE ATEİST
https://aliusluyazi.blogspot.com/2018/01/dervis-ve-ateist.html
14-DERVİŞ VE ÇİÇEK AÇAN KİRAZ AĞACI
https://aliusluyazi.blogspot.com/2018/04/dervis-ve-cicek-acan-kiraz-agaci.html
15-DERVİŞİN SİNEKLE İMTİHANI
https://aliusluyazi.blogspot.com/2018/04/dervisin-sinekle-imtihani-tefekkurr.html
16-DERVİŞ VE EBABİL KUŞLARI
https://aliusluyazi.blogspot.com/2018/04/dervis-ve-ebabil-kuslari.html
17-DERVİŞ VE ÇOBAN
https://aliusluyazi.blogspot.com/2018/06/dervis-ve-coban-tefekkur-hikayeleri.html
18-DERVİŞ KIR LOKANTASINDA
https://aliusluyazi.blogspot.com/2018/06/dervis-kir-lokantasinda-tefekkur.html
19-DERVİŞ VE GÜNAHKAR
https://aliusluyazi.blogspot.com/2018/07/dervis-ve-gunahkar-tefekkur-yazlar.html
20-İPLİKTEKİ SIRLAR
https://aliusluyazi.blogspot.com/2018/08/iplikteki-sirlar.html
21-DERVİŞİN AYNASI
https://aliusluyazi.blogspot.com/2018/09/dervisin-aynasi-tefekkur-yazlar.html
22-DERVİŞ DERT DİNLİYOR
https://aliusluyazi.blogspot.com/2019/06/dervis-dert-dinliyor.html
23-OK YAYDAN ÇIKMADAN
https://aliusluyazi.blogspot.com/2019/01/ok-yaydan-cikmadan-mini-oyku.html
24-DERVİŞ VE İMTİHAN
https://aliusluyazi.blogspot.com/2019/04/dervis-ve-imtihan.html
25-DERVİŞE
GÖRE KALİTELİ İNSAN
https://aliusluyazi.blogspot.com/2019/04/dervise-gore-kaliteli-insan.html
26-DERVİŞ VE
YUSUF
https://aliusluyazi.blogspot.com/2019/04/dervis-ve-yusuf.html
27-DERVİŞİN GENCE NASİHATİ
https://aliusluyazi.blogspot.com/2019/05/dervisin-gence-nasihati.html
28-DERVİŞ VE
PROBLEM
https://aliusluyazi.blogspot.com/2019/05/dervis-ve-problem.html
29-DERVİŞİN BÜROKRAT OLAN ARKADAŞI
https://aliusluyazi.blogspot.com/2019/06/dervisin-burokrat-olan-arkadasi.html
30-DERVİŞE
GÖRE HUZURSUZ İNSAN
https://aliusluyazi.blogspot.com/2019/06/dervise-gore-huzursuz-insan.html
31-DERVİŞ VE
KARAKTER
https://aliusluyazi.blogspot.com/2019/07/dervis-ve-karakter.html
32-HADDİNİ
BİLMEK
https://aliusluyazi.blogspot.com/2019/07/mini-oyku-haddini-bilmek.html
33- DERVİŞ VE CAMİ
https://aliusluyazi.blogspot.com/2018/03/dervis-ve-cami.html
34-DERVİŞ VE
KALABALIK
https://aliusluyazi.blogspot.com/2018/07/kalabalik-icerisindeki-dervis-tefekkur.html
35-SÖZ ÜZERİNE
https://aliusluyazi.blogspot.com/2017/10/guzel-sozun-onemi.html
36- - AH BİR ANLAYABİLSEM
https://aliusluyazi.blogspot.com/2020/08/ah-bir-anlayabilsem.html
37-BİR GÜN BU MAKAMDAN AYRILACAĞINIZI UNUTMAYIN
https://aliusluyazi.blogspot.com/2020/08/makam-mevki-sahiplerine.html
38-BENİM KİM OLDUĞUMU
BİLİYORMUSUN?
https://aliusluyazi.blogspot.com/2020/07/sen-benim-kim-oldugumu-biliyor-musun.html
39- HESAP VAR
https://aliusluyazi.blogspot.com/2020/07/hesap-gunu-var-hesap-var.html
40-DERVİŞİN İSTEDİĞİ MAKAM
https://aliusluyazi.blogspot.com/2020/07/dervisin-istedigi-makam.html
41-GENÇLİKTEN ŞİKAYET EDEN KİŞİ
https://aliusluyazi.blogspot.com/2020/07/genclikten-sikayet-eden-ile-dervis.html
42-HADDİNİ
BİLDİRMEK
https://aliusluyazi.blogspot.com/2020/07/haddini-bidirmek.html
43-DERVİŞİN KISKANÇLIĞI
https://aliusluyazi.blogspot.com/2020/07/dervisin-kiskancligi_7.html
44-DÜNYANIN EN ZOR UĞRAŞISI
https://aliusluyazi.blogspot.com/2020/06/dunyanin-en-zor-ugrasisi.html
45-DERVİŞ VE TORPİL
https://aliusluyazi.blogspot.com/2020/06/dervis-ve-torpil.html
46-MİSAFİRİN
CANINI SIKAN ŞEY
https://aliusluyazi.blogspot.com/2020/06/dervis-ve-misafirin-canini-sikan-sey.html
47-TÜCCARA NASİHATİ
https://aliusluyazi.blogspot.com/2020/06/dervisin-tuccara-nasihati.html
48-ASR SURESİ
https://aliusluyazi.blogspot.com/2020/06/dervisin-asr-suresinden-anladiklari.html
49-YAPILMASI GEREKEN İLK ŞEYLER
https://aliusluyazi.blogspot.com/2020/05/dervise-gore-yapilmasi-gereken-ilk.html
50-ORUÇ
https://aliusluyazi.blogspot.com/2020/05/dervis-ve-oruc.html
51- DERVİŞİN
MAHŞER HAYALİ
https://aliusluyazi.blogspot.com/2022/08/dervisin-mahser-hayali.html
52-UZUN YOL ŞOFÖRÜ
https://aliusluyazi.blogspot.com/2020/06/dervis-ve-yol.html
53-İNSAN
ALDANDI
https://aliusluyazi.blogspot.com/2021/11/aldatanlar-aldandilar-mini-oyku.html
54-DERVİŞİN KIRILAN VAZOSU
https://aliusluyazi.blogspot.com/2018/01/dervisin-kirilan-vazosu-tefekkur-yazlar.html
55- DERVİŞİN BABASINA SORDUĞU SORU
https://aliusluyazi.blogspot.com/2022/03/cennet-nimetleri.html
56-DERVİŞ VE TABİAT
https://aliusluyazi.blogspot.com/2021/11/dervis-ve-tabiat.html
57-DERVİŞİN MEYVELERİ
https://aliusluyazi.blogspot.com/2020/05/dervisin-meyveleri.html
58-İZLER KARUŞUNCA
https://aliusluyazi.blogspot.com/2021/06/at-izi-it-izine-karistiginda.html
59- KENDİ MÜNAFIĞINI ÜRETMEK
https://aliusluyazi.blogspot.com/2023/03/kendi-munafigini-uretmek.html
DERVİŞ VE MANDALİNA
"Dala sapıyla bağlı kısmı orası. Yani meyve, besinini ağaçtan, kabuk vasıtasıyla alıyor."
Öbür genç:
"Bence meyveyi dış etkenlerden koruyor." dedi.
"Evet aynen öyle" dedi derviş. "Biliyorsunuz mandalina sonbahar meyvesidir. Ekim-kasım aylarında bazen gündüzleri çok sıcak geceleri soğuk olabilir. Öyle bir kabuk olmalı ki, meyveyi hem sıcaktan hem soğuktan korumalı.
Yine bildiğiniz gibi, güneş ışığı aynı yere uzun süre dokununca o şey bozulabilir. Hem aldığımız gıda maddelerinde güneş ışığından koruyunuz yazar. Halbuki mandalinaların bazıları hem sonbaharda hem de olgunlaşma dönemi olan yaz mevsiminde her gün güneş ışığına uzun süre maruz kalır ve bozulmazlar. Hatta yararlanırlar. Bozulmadan güneşten istifade ettiren işte bu kabuklarıdır. Kabuğun kalınlığı ve yapısı, meyveyi hem sıcaktan hem soğuktan koruyacak niteliktedir. Kışın soğuk daha fazla olduğundan portakalın kabuğu daha kalındır.
Ayrıca kabuklar, yağmur suyu, toz -toprak gibi şeylerin meyveye girişini engeller. Fakat hava girişi için gözenekleri vardır.
Bir şey daha var. Meyve küçükken ambalaj da küçüktür, meyve büyüdükçe ambalaj da büyür.
Son olarak, biliyorsunuz aldığımız ürünlerdeki ambalaj hem ürünü korumak hem de müşteriyi cezbetmek için tasarlanmıştır. İşte bu kabuğun rengi ve şekli insanları cezbedecek niteliktedir.
Gençler hayranlıkla dervişi dinliyorlardı.
"Şimdi meyve kısmına geçebiliriz." dedi. İsmi Ahmet olan gence sordu. Bu meyvede hangi vitamin var? "C vitamini olarak biliyorum"diye cevapladı Ahmet. Bu sefer Muhsin'e sordu: "Sonbahar mevsiminde vücudumuzun hangi vitamine ihtiyacı vardır?"
"Hastalıklardan korunmak ve üşümeyi önlemek için C vitaminine ihtiyacımız var" dedi Muhsin.
Derviş bu cevabı bekliyormuşçasına cevapladı.
Demek bu meyveyi sonbaharda olgunlaştırıp onu C vitamini deposu yapan ile insanların sonbaharda C vitaminine ihtiyacı olduğunu bilen birisi var. Gençler başlarını sallayarak tasdik ettiler.
Buradan ne gibi sonuç çıkarabiliriz diye sordu. Biraz düşündükten sonra Muhammed ismindeki genç söz istedi:
-Allah Teala insanı yaratmış. Ayrıca onun ihtiyaçlarına göre meyve yaratmış, zamanlamasını insanın ihtiyaçlarına göre ayarlamış diye düşünüyorum.
"Aferin, kardeşim. Aklın yolu bir. Birazcık düşünenler bu sonuca varır." dedi
Derviş soyulmuş mandalinayı göstererek "ne kadar güzel bir geometrik şekil değil mi?"dedi. Sonra dilimlere ayırdı ve her bir dilimin de birbirine uyumlu geometrik şekilde olduğunu gösterdi. Dilimleri yemenin daha pratik olduğunu söyledi." Bunu yapan zatın çok iyi geometri bilgisinin olması gerekir." dedi
Sonra besmele çekerek yedi. Güzel bir tat ve hoş bir kokusunun olduğunu belirtti. "Bunu yapan zatın iyi bir tat, koku ve renk bilgisinin olması gerekir. Bilmesinin yanında bütün bunları meydana getirecek güç ve kuvvetinin de olması gerekir." dedi.
Gençlere buyurun dedi. Gençler ellerine mandalinaları aldıklarında: "Bir dakika bakar mısınız gençler!"
Hediye paketi açmayı sever misiniz? Bu meyveler sanki size gelen birer hediye. İlk defa ambalajını siz açıyorsunuz." dedi. Bu, gençlerin çok hoşuna gitti.
Gençler tefekkür ederek meyveyi yedikten sonra derviş devam etti. Mandalinanın fiyatı ne kadar bilen var mı?
Gençler kendi aralarında biraz konuşunca biri söz alıp pazardaki fiyatların 10 ile 15 TL arasında olduğunu söyledi.
Derviş, "bu fiyat mandalinanın gerçek fiyatımı sizce" diye sordu. Gençler pek bir şey anlamamış gibi birbirlerine baktılar. Derviş devam etti:
-Bir dostunuz size hediye olarak beşbin liralık telefon alsa; hediyeyi kargo ile gönderse. Siz hediyeyi almak için 30 lira kargo ücreti ödeseniz, ödediğiniz ücret telefon ücreti mi kargo ücreti mi?
-Tabi ki kargo ücreti, dediler gençler.
Derviş:
"Hah işte mandalina da böyle. Allah Teala bu meyvenin ağacını yetiştiriyor. Onun güneşini havasını yağmurunu gönderiyor. Topraktan besinini veriyor. Meyve çiçek oluyor, meyveye duruyor altı ayda onu büyütüyor, size gönderiyor. Fakat bunlardan ücret almıyor. Sizin ödediğiniz ücretin içerisinde bahçıvanın, meyve toplayan işçilerin, nakliyat yapan firmanın ve pazarcı esnafının emeğinin ücreti var. Yani kargo ücreti gibi." dedi.
Gençler tam bir hayranlıkla dervişi dinlediler. Yıllardır yedikleri bu meyveyi ilk kez farklı bir biçimde yediler.
"Bütün bunların karşılığında mandalinayı bize hediye eden Rabbimiz bizden ne istiyordur sizce?" diye sordu derviş.
Ahmet söz aldı ve "şükür etmemizi istiyor Rabbimiz bence" dedi.
Aynen öyle dedi derviş. Yerken O'nun adını anmalı, yedikten sonra da şükretmeliyiz.
Tabaktan bir tane çekirdek aldı. Gençlere göstererek. "Gençler! Şu küçücük çekirdeğin içerisinde mandalina meyvesinin renk, koku, tat şekil dahil her şeyinin planı var. Ayrıca ağacın dallarının, yaprağının, gövdesinin köklerinin yani her şeyinin planı var değil mi?" dedi. Gençler tefekküre daldılar.
"Allah Teala bir meyve ile bize gücünü, kuvvetini- kudretini, bilgisini gösteriyor. Rızık verici olduğunu ve merhametini gösteriyor." dedi.
"Eğer siz Allah'ın nimetlerini saymaya kalksanız sayamazsınız" Ayetini okudu. Gençler farklı bir sohbet dinlemenin zevkiyle, Allah Teala'ya hamd ettiler ve verdikleri için şükürler ettiler.
Dervişe de her şey için teşekkür edip kalkmak için izin istediklerinde gönülleri ferahlamış, zihinleri dervişin anlattıklarıyla meşgul idi.
MANŞET!
İNSANI ÖZGÜRLEŞTİREN İKİ CÜMLE.
Allahu Ekber" - Allah en büyüktür, Allah tek büyüktür" Sözüne iman etmiş kimseler için artık diğer tüm büyükler(!) (büyüklük tas...








